Haccın 'Farz' Olmasının Şartları

Haccın Farz olmasının şartları

1) Akıllı olmak. Deli olan kimseye hac farz değildir. Çünkü deli, her türlü manevi sorumluluktan muaf tutulmuştur. Rasûlüllah sallallâhü aleyhi vesellem buyuruyor ki: “Aklı başına gelinceye kadar akıl hastası (dinî yükümlülükten) sorumlu tutulamaz.”[1] Bunun içindir ki, deli hacca gitmiş bile olsa, akıllanıp normal hâle gelir ve hacca gidebilme şartlarına sahip olursa; yeniden hacca gitmesi gerekir.

2) Ergenlik çağına gelmiş olmak. Rasûlüllah sallallâhü aleyhi vesellem buyuruyor ki: “Büluğa erinceye kadar çocuk (dinî yükümlülükten) sorumlu tutulamaz.”[2]

Henüz ergenlik çağına ulaşmamış bir çocuğun yaptığı hac, farz olan hac yerine geçmez. Câbir b. Abdullah radıyallâhü anh’den rivâyetle: Bir kadın, çocuğunu Rasûlüllah sallallâhü aleyhi vesellem’e göstererek: “Ey Allah’ın Rasûlü! Bu çocuk için hac sevabı var mıdır?” diye sordu. Nebî sallallâhü aleyhi vesellem de: “Evet, (onun için de) senin için de sevap vardır.”[3]

Ergenlik çağına ulaştıktan ve haccın şartlarına sahip olduktan sonra, yeniden farz olan hacca gitmesi gerekir. Rasûlüllah sallallâhü aleyhi vesellem buyuruyor ki: “Hangi çocuk hacca gider, sonra ergenlik çağına erişir/hac mükellefi olursa, onun üzerine bir hac daha lazım gelir.”[4]

3) Müslüman olmak. Hac bir ibâdettir. Allah’ın rızasını kazandıracak ibâdetleri yapmak; ancak îman ehlinin işidir. Kâfirler ise ibâdete ehil değil, bu güzelliklerden mahrumdur. Rasûlüllah sallallâhü aleyhi vesellem buyuruyor ki: “Herhangi bir müşrik hac yapar, sonra Müslüman olursa, yeniden hac yapması gerekir.”[5]

Farz olan haccını yerine getiren bir kimse, irtidat/İslâm dininden çıksa, sonra da yeniden Müslüman olur ve hacca gidebilecek durumda bulunursa, tekrar haccetmesi gerekir.

4) Hür olmak. Hürriyeti olmayan köle, câriye, tutuklu, hükümlü veya esir bulunan kimselere hac farz değildir. Tam hürriyetine kavuşmadan, herhangi bir yol ile hacca giden kimsenin haccı nâfile hac olarak kabul edilir. Bu durumdaki kişi, hürriyetine kavuştuktan sonra, haccın diğer şartlarına da sahip olursa, farz olan haccını tekrar yapması gerekir. Rasûlüllah sallallâhü aleyhi vesellem buyuruyor ki: “Herhangi bir köle hac yapar, sonra özgürlüğüne kavuşturulursa, yeniden hac yapması gerekir.”[6]

5) Haccın farz olduğunu bilmek. Bu şart, müslüman olmayan ülkelerde müslümanlığı kabul edenler içindir. Henüz yeni Müslüman olan bir kimsenin zengin bile olsa, haccın farz olduğunu bilmemesi hâlinde; onu bilinceye kadar, hac ona farz değildir. Ancak İslâm ülkelerinde yaşayan müslümanlar için haccın farz olduğunu bilmemek özür değildir.

6) Azık ve yiyecek. Hacca gidip gelecek kimsenin temel ihtiyaçlardan başka, hacca gidip dönünceye kadar kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu âile fertlerinin geçinebileceği maddî güce/servete sahip olması gerekir. Rasûlüllah sallallâhü aleyhi vesellem buyuruyor ki: “Kişiye günah olarak, bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi yeter.”[7]

Hacca gitmek isteyen kişi, şâyet bu hac yolculuğu sebebi ile kendisinin veya ev halkının nafakasını kısmak zorunda kalırsa; onun hacca gücü yetmiyor demektir. Dolayısıyla bu durumda bulunan bir kimsenin hacca gitmesi farz değildir.

7) Binek. Hac, yolculuk için gereken vasıta ve yol masraflarını karşılayacak parasının olması, Allah-ü Teâlâ buyuruyor ki: “Yoluna gücü yetenlerin o evi hacetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse bilmelidir ki, Allah bütün âlemlerden müstağnidir.”[8]

İbn Ömer radıyallâhü anh’den rivâyetle: “Bir adam Rasûlüllah sallallâhü aleyhi vesellem’e gelerek: “Ey Allah’ın Rasûlü! Haccı farz kılan şey nedir?” diye sordu. Nebî sallallâhü aleyhi vesellem de: “Azık ve binit imkânının bulunmasıdır” cevabını verdi.”[9]

Bir diğer Hadis-i şeriflerinde de Rasûlüllah sallallâhü aleyhi vesellem buyurdu ki: “Beytullâhi’l-Haram’a gidebilecek kadar binit ve azık imkânı olup da haccetmeyen kimsenin, Yahudi veya Hristiyan olarak ölmesinin ne önemi vardır.”[10]

İbn Abbâs radıyallâhü anh’den rivâyetle; Rasûlüllah sallallâhü aleyhi vesellem buyurdu: “Gücü yettiği halde hacca gitmemek ve evlenmemek İslâm’da yoktur.”[11] “Haccetmek isteyen acele etsin.”[12]

8) Zaman. Hac vazifesini yapabilecek zamana -Şevval, Zilkâde ve Zilhicce ayının ilk on gününe- yetişmiş olmak. Haccın diğer bütün şartlarına sahip olan insan, henüz hac mevsimi gelmeden önce vefat edecek veya fakir düşecek olursa; onun haccetmesi farz olmaz.

KAYNAKLAR

Saydığımız bu şartlardan başka, hac vazifesini bizzat yapmak için şu şartların da bulunması gerekir.

[1]         Buhârî, Hudud, 22 / Ebû Dâvûd, Hudud, 17 / Tirmizî, Hudud, 1.

[2]        Buhârî, Hudud, 22 / Ebû Dâvûd, Hudud, 17 / Tirmizî, Hudud, 1.

[3]        Müslîm, Hac, 409 / Ebû Dâvûd, Hac, 8 (1736) / Tirmizî, Hac, 83 / Müsned, Ahmed b. Hanbel, 1/219.

[4]        Mecmâ’üz-Zevâid, 3/209 / Fıkhü’s-Sünne, Seyyid SABIK, c.2, s.176-177.

[5]        Müstedrek, Hâkim, 1/481 / Beyhaki, 5/179.

[6]        Müstedrek, Hâkim, 1/481 / Beyhaki, 5/179.

[7]        Ebû Dâvûd, Zekât, 45.

[8]        Âl-i İmrân sûresi 3/97.

[9]        Ebû Dâvûd, Hac, 3 (1729) / İbn Mâce, Menasik, 6 (2896).

[10]       Tirmizî, Hac, 3 (812).

[11]        Ebû Dâvûd, Hac, 3 (1729).

[12]       Ebû Dâvûd, Hac, 6 (1732) İbn Mâce, Menasik, 1 / Müsned, Ahmed b. Hanbel, 1/214.

İLETİŞİM

  •   Sanayi Mah. Sultan Selim Cad. Aydınlar Sok. No: 2/1 Kağıthane / İSTANBUL

  •    Telefon: +0212 280 6 260

  •    Mail: info@huzurtur.com

İŞ ORTAKLARI

BİZE YAZIN

© Copyright 2016 by Emre Yüksel Karataş Huzurtur.com

0
Connecting
Please wait...
Mesaj gönderin
Üzgünüz, şuan müşteri danışmanlarımız çevrimdışı. Mesajınızı bırakın.

 

Ad Soyad
* E-mail
* Görüşmek istediğiniz konudan biraz bahseder misiniz?
Şimdi giriş yap
Daha fazla yardıma mı ihtiyacınız var? Online destek talebinizi başlatarak zamandan kazanın.
* Ad Soyad
* E-mail
* Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Telefon
Çevrimiçi durumdayız!
Görüşmeyi değerlendirin
Size daha iyi yardımcı olmamıza olmamız için bu görüşmeyi değerlendirmekten çekinmeyin.

 

Müşteri desteğini nasıl buldunuz?